Çift kanatlıdan tek kanatlıya
Hawker’ın baş tasarımcısı Sydney Camm, şirketin başarılı Fury çift kanatlısından yola çıkarak kapalı kokpitli, içeri katlanan iniş takımlı bir tek kanatlı avcı çizdi. Gövde, Hawker’ın çift kanatlılarda kullandığı yöntemle yapıldı: çelik borulardan bir iskelet, arka yarısında ahşap çıtalar ve kumaş kaplama.
Bu tutucu yapı, uçağı hem çabuk üretilir hem de kolay onarılır yaptı: fabrikalar ve birlik atölyeleri zaten bildikleri işi yapıyordu. Hava Bakanlığı, kısa bir atışta bir bombardıman uçağını düşürecek ateş gücü istedi; bu yüzden kanatlara sekiz makineli tüfek kondu. Haziran 1936’da 600 uçaklık ilk sipariş verildi. İlk Hurricane’lerin kanadı da kumaş kaplıydı; 1939’dan itibaren metal kaplı kanat geldi.
Britanya Muharebesi
1940 yazında RAF Savaş Komutanlığı’nın Hurricane filoları Spitfire filolarından fazlaydı. Genelde Hurricane’ler bombardıman kollarına, daha hızlı Spitfire’lar refakatçi Bf 109’lara gönderildi; ama bu bir kural değildi, iki uçak da her iki işi yaptı.
Kalın kanadı ve geniş iz açıklıklı iniş takımı onu sağlam, dengeli bir silah platformu yaptı; dönüşte de iyiydi. Kumaş kaplı gövdeden top mermileri çoğu zaman patlamadan geçip giderdi ve hasarlı uçak birlikte kısa sürede yeniden uçar hâle getirilebilirdi.
Zayıf yanları
Hurricane, Bf 109 E’den yavaştı; fark yüksek irtifada büyüyordu. Kalın kanat dalışta hızı sınırlıyordu. İlk uçakların iki palalı, sabit adımlı ahşap pervanesi kalkışı ve tırmanışı zayıflatıyordu; 1940 yazına doğru sabit devirli pervaneler takılınca uçak belirgin biçimde iyileşti.
Merlin motorunun şamandıralı karbüratörü, burun aniden aşağı bastırılınca (eksi G) yakıtsız kalıyor ve motor bir an kesiliyordu. Doğrudan yakıt püskürtmeli motoru olan Bf 109 pilotları bunu biliyor, takipten burnu bastırıp pikeye geçerek kurtuluyordu.
Savaşın her cephesinde
Hurricane 1940’ta Fransa’da, sonra Malta’da, Kuzey Afrika’da, Birmanya’da ve Uzak Doğu’da savaştı. Gemilerden mancınıkla fırlatılan "Hurricat"lar Atlantik konvoylarını korudu; Ödünç Verme ve Kiralama programıyla binlercesi Sovyetler Birliği’ne gönderildi. Türk Hava Kuvvetleri de savaş yıllarında Hurricane kullananlar arasındaydı.
Sonraki sürümler daha güçlü Merlin’ler ve daha ağır silahlar aldı: on iki makineli tüfekli Mk IIB, dört 20 mm toplu Mk IIC ve tanklara karşı iki 40 mm toplu Mk IID. Son Hurricane 1944 yazında, "The Last of the Many" (Çokların sonuncusu) adıyla fabrikadan çıktı.
WarSimBox’ta
Oyunda dönüş avcısıdır: dalaşta yatay dönüşle kazanır, Bf 109 karşısında hızı ve tırmanışı yetmez. Tutunma kaybına girerken sarsılarak uyarır, kolay vrilleye girmez. Merlin’in eksi G’de kesilmesi de modellenmiştir: arkanıza takılan Bf 109 burnunu bastırıp kaçabilir.
Başlangıçta açık; araştırma gerekmez. Ardından gelen: Supermarine Spitfire Mk I.
- Azami hız
- 519 km/sa · 5.000 m
- Tırmanma
- 11,9 m/sn
- Sürekli dönüş
- 18 sn
- Tutunma hızı
- 130 km/sa
Bu değerler oyunun uçuş modelinden hesaplanır (tırmanma, dönüş ve tutunma deniz seviyesinde).
Bu uçakla oyna